Carlos Latuff: Barbarlığı yenecek tek şey vicdandır

Politik karikatürleriyle tüm dünyada tanınan Brezilyalı aktivist sanatçı Carlos Latuff, İsrail’in katil başbakanlarından Ariel Şaron’un ölümü üzerine bir karikatür çizdi ve yeniden gündeme geldi. Şaron’un ölse de yaptıklarının hesabını vermek için yargılanması gerektiğini söyleyen Latuff, ‘Dilim sert değil yalnızca adaletsizliğe karşı öfkeliyim’ diyor.

Carlos Latuff aslında yabancısı olmadığımız bir isim. Mavi Marmara’nın İstanbul’da karşılanması töreninde de aramızdaydı. Brezilya Rio de Janeiro doğumlu, Lübnan asıllı bir çizer Latuff. Sert dili, kendine mahsus tavırlarıyla sadece çizgi üreten bir sanatçı değil aynı zamanda dünyanın her yerindeki sivil toplum hareketlerine duyarlı biri. Amerikan ve Siyonizm karşıtı çizgileriyle bütün Batı medyası tarafından yok sayılan Latuff’un karikatürleri internette milyonlarca insan tarafından ilgiyle takip ediliyor.

 

Airel Şaron öldü. Bunun üzerine şimdi tüm dünyada gündemde olan bir karikatür çizdin. Üzerine konuşalım istiyorum, Şaron’u nasıl hatırlıyorsun?

Şaron, İsrail ırkçılığının beyin takımından birisiydi, en irilerinden biri. Ayrım duvarının yapılması emrini verdi, Gazze’yi izole etti ve Cenin’i bombaladı. Bütün bunlar o sadece başbakanken yaptıkları. Ordu mensubuyken Sabra, Şatilla ve Kibya’daki katliamlarından bahsetmiyorum bile. Şaron cezasını çekmeden ölen bir savaş suçlusudur. Son yüzyılın gördüğü en büyük savaş suçlularından biri. Burada bitmemeli. Ne olursa olsun yine de yargılanmalı. Uluslararası mahkemeler kurulmalı ve bir savaş suçlusu olarak kayıtlara geçirilmelidir.

FİLİSTİN ÇİZGİLERİM MAHCUBİYETİMDEN

Ölümü sonrası çizdiğin karikatür, bir anda tüm dünyaya yayıldı. Neler hissediyorsun, çizgi sanatında bu var. Sen yapıyorsun ve birkaç saniye sonra bütün yeryüzünde, insanların gündeminde oluyor.

Karikatürlerimin özellikle Batı medyası olmak üzere ana akım medyaya rağmen cesaretle bir şeyler gösterdiği için geniş kitlelere hitap ettiğine inanıyorum. Ariel Şaron’un ölümü olayında medyanın çoğunluğu onun kusurlarını gizlemeyi tercih etti. Efendileri bunu istiyor çünkü. O katili gerçek bir suçlu olarak göstermek yerine onu en hafif tabiriyle ‘tartışmalı’ olarak tasvir etti. Biz bunu işaret edebiliyoruz karikatürde.

Filistin’deki İsrail sorunu, çalışmalarının önemli bir kısmını oluşturuyor. Bir sembol anlamı var mı senin için Filistin’in. Bu kadar vurgu neden?

Çünkü ben Batı Şeria’daydım. Orayı biliyor musun? Dünya, orayı biliyor mu? Ben orada İsrail ırkçılığıyla ilk elden muhatap oldum. Göğsünün içindeki o et parçasına kan pompalanan hiçbir insanın Filistin davasına sempati duymaktan başka bir yolu yoktur. Bu hala insan olabildiğinin, hala bir kalp taşıdığının en açık ifadesidir. Başka yolu yok.

Muhalif olmanın havalı bir tarafı var şüphesiz. Bunu paraya dönüştürenler de var Batı’da. Sen nasıl yapıyorsun? Karikatürlerini ücretsiz olarak internete yüklüyorsun?

Ben profesyonel bir karikatüristim, hayatımı bundan kazanıyorum. Yaşamak için çiziyorum fakat söylediğin gibi Filistin ile ilgili karikatürlerimde böyle bir ödeme kabul etmiyorum. Filistin karikatürlerim benim işimin bir parçası değil, onlar benim Filistinlilere armağanımdır. Hatta armağan da değil, mahcubiyetin diyeti diyelim. Bu yapmak zorunda olduğumuz bir şey.

SORUN YAHUDİLER DEĞİL İSRAİL DEVLETİ

NY Times, Guardian ve WP gibi büyük yayın organları çizgilerine hiç yer vermedi değil mi? Nedenleri konusunda ne düşünüyorsun? Sosyal medyada milyonlarca kişinin bildiği ve beğendiği Latuff’i görmüyorlar. Neden?

Genellikle Batının ana akım medyası Filistinlilere karşı ön yargılı ve etki altında kalmış durumdadır. Zaten bunu tüm dünya biliyor. Ayrıca ilave etmek gerekirse onların, solcu olduğunu deklare eden bir karikatüristi istihdam edeceklerini de düşünmüyorum. Sosyal medya bazı içerikleri sansürleyecek editöryal ana esaslara sahip değil, bu yüzden çalışmalarımı burada yayınlamak konusunda oldukça özgürüm. Baskı altında kalmadan dilediğim gibi çalışabiliyorum ve istediğimi söyleyebiliyorum.

Senin de bildiğin gibi Türkiye ile İsrail arasında Mavi Marmara olayı olmuştu. Şimdilerde Mavi Marmara’yı düzenleyen yardım kuruluşuna bir iftira kampanyası başlatıldı. Onları, El-Kaide’yi destekliyormuş gibi gösteriyorlar. Terörist damgası vurmaya çalışıyorlar.

Filistinlilere destek veren her şey ve herkes İsrail tarafından terörizm ya da anti semitizm olarak damgalanmıştır. Mavi Marmara’nın da aynı akıbete maruz kalmaması şaşırtıcı olurdu. O süreçte Erdoğan’dan daha fazlasını bekliyordum. Bu yüzden o süreçteki tavrını kınıyorum. Erdoğan, İsrail’in özür dilemesine ihtiyaç duymamalıydı fakat diplomatik ilişkilerini derhal kesebilirdi, tıpkı Bolivya ve Venezüella gibi. Olması gereken de buydu. Ve yapılabileceğine inanıyorum, bu mümkündü. Konuşmaktan daha fazlası yapılabilirdi.

ANTİSEMİTİST DEĞİLİM

Seninle ilgili de ‘Yahudi düşmanı’ olduğun iftirası bildiğin gibi yaygın. Ölüm tehditleri aldığını da biliyoruz. Bu hususu daha da anlaşılır kılmak ister misin?

Az önce söylediğim gibi Filistin’e açıktan destek verdiğini ifade etmek veya İsrail ırkçılığını eleştirmek otomatik olarak anti semitist olarak damgalanmanıza yol açıyor. İsrail lobisi İsrail’le Yahudiler aynıymışçasına devamlı Yahudi insanlara nefret duyulmasıyla İsrail’in eleştirilmesini aynı kefeye koyuyor. Herhangi bir anti semitist ithamını asla kabul etmiyorum, benim meselem Yahudilerle değil devlet politikası olarak İsrail’le. Amacım Filistinli insanlara adaletin getirilmesidir, hepsi bu. Irkçı İsrail devleti bunu bilerek yapıyor ama aldanacağımız bir şey değil. Politikalarını onaylamayan ve itiraz eden herkesi Yahudi düşmanıymış gibi göstermeye çalışıyorlar.

İran’da düzenlenen ‘Uluslararası Holokost Karikatür Yarışması’nda ödül almıştın. Ama bu da yakanı bırakmadı sanırım.

Bu karikatür yarışmasına katıldığım için anti semitist olarak ve Holokost’u inkâr ediyorum diye sık sık suçlanıyorum. Fakat ikincilik kazandığım çalışmada Nazi toplama kampı üniforması giymiş yaşlı bir Filistinliyi gösteriyorum. Ben sadece Holokost’un mevcudiyetini kabul etmekle kalmıyorum, İsrail’in Filistinlilere verdikleri sözlerle bu olayları kıyaslıyorum. Onları rahatsız eden de bu. Çok da umurumda olmadığını söyleyebilirim.

Karikatür çok kuvvetli bir politik itiraz oldu. Silahtan daha etkili… Bununla ilgili genel olarak neler söylersin?

Karikatürlerim Arap Baharı esnasında insanlar tarafından afişlerde kullanıldığında çok açık bir şekilde sanatımın silahlar gibi aynı yolla, taşlar gibi, bir cep telefonu veya bir molotof kokteyli gibi hizmet ettiğini düşündüm. Bundan memnunum.

Dilinin ‘sert’ olduğu da söylendi. Dünyadaki acımasızlığı görünce ben ‘hayır’ diyorum. Sen ne dersin?

Sert mi? Dünya gözlerini kapattığı için sertliğin ne olduğu konusunda en ufak bir fikre sahip değil. Çizdiğim karikatürler adaletsizliğe olan hiddetimin bir ifadesidir.

BATI SADECE İKİ YÜZLÜLÜKTÜR

Lübnan asıllısın ama Brezilyalısın aynı zamanda. Dünyanın o tarafında ‘zalimlere itiraz etmek’ nasıl karşılanıyor? Oradan, dünyanın geri kalanı nasıl görünüyor?

Büyükbabam bir Lübnanlıydı fakat ben onunla tanışamadım. Dolayısıyla Arap bir büyükbabaya sahip olmam düşüncelerimde asla etkili değildir. İnternet her zaman benim dünyaya açılan penceremdir. Fakat seyahat eder ve her şeyi kendi gözlerimle de görürüm. Batı Şeria’yı, Ürdün ve Lübnan’daki Filistin mülteci kamplarını ziyaret etmek, Yunanistan’daki sosyal mücadeleyi bilmek, eski IRA üyeleriyle Belfast’ta konuşmak, Şili’deki öğrenci protestolarına katılmak. Ufacık bir zamanda birçok şey gördüm ve tecrübelerimi ve umutlarımı yararlı olabilir diye paylaşmayı deniyorum.

Sence, senin kelimelerinle ‘Batı Nedir?’ Neden insanları öldürüyor ya da öldürenlere göz yumuyor?

Riyakârlık! Batı dediğimiz şey, bütün anlamıyla tamamıyla riyakârlıktır. Birleşik Devletler mesela, Irak, Afganistan veya Suriye gibi diğer ülkelere sürekli demokrasi getirmeyi deniyor. Fakat Suudi Arabistan ve Bahreyn gibi iyi müttefikler bunları asla garipsemiyor. Aslında AB ve ABD’nin gerçek demokrasiyle bir ilgileri yok.

Eserlerin tüm dünyada dolaşımda ama Carlos Latuff kimdir sorusunun cevabı çok da ayrıntılı yok. Senden dinleyelim mi?

Benimle ilgili özel hiçbir şey yok. Vergisini ödeyen sıradan bir adamım ben. Gerçekten söyleyecek şaşırtıcı hiçbir şey yok.

Günün nasıl geçiyor peki? Tek işin çizmek mi?

Evet. Çizmek, yaşamak için yaptığım şey. Var olmak için, var olduğumu göstermek için yaptığım tek şey çizmek.

Yapmak istediğin şeyi mi yapıyorsun? Mesela yine aynı itirazı müzikle yapmak istemedin mi hiç?

Keşke yapabilseydim. Fakat herhangi bir enstrüman kullanamıyorum maalesef. Çizgilere doğdum, çizgilerle yaşıyorum. Müzik yapamam.

Dünyada takip ettiğin, beğendiğin isimler var mı? Naci el Ali mesela?

Naci El Ali tüm Arap karikatüristlerin esinlendiği bir dönüm noktasıdır. Tabi ki benim için de öyle. Bunun yanında Joe Sacco ve Emad Hajjaj’ın çalışmalarını da beğeniyorum.

Peki, ne dersin, barbarlığın karşısında masumiyet kazanacak mı?

Zor. Fazlasıyla zor. Masumiyet bu lağım dünyada ufak bir oda sadece… Barbarlığı yenebilecek şey vicdandır.