Norman Finkelstein: İtiraz et, sokağa çık ve eylem yap!

Daha çok Türkçeye de çevrilen Holokost Endüstrisi adlı kitabıyla tanınan Prof. Dr. Norman Finkelstein, Amerika’da yaşayan Yahudi asıllı bir aktivist. Onu daha çok İsrail ve Amerikan politikalarına karşı yaptığı konuşmalar ve eylemlerle tanıyoruz. Son Gazze saldırıları karşısında New York’un en işlek caddesi üzerinde yaptığı eylem dolayısıyla tutuklanan Finkelstein, Amerika, en az İsrail kadar sorumludur, diyor.

Bir konuşması sırasında, İsrail’in Gazzze’de sergilediği barbarlığı meşrulaştırmak için II. Dünya Savaşı’nda yaşadıkları acıları gözyaşları içinde hatırlatan genç bir Yahudi dinleyiciye, ‘Bunlar timsah gözyaşları. Sende eğer gerçekten kalp olsaydı, bugün öldürülen Filistinliler için ağlayabilirdin’ dediği konuşmasının görüntüleriyle tanıdığımız Amerikalı Yahudi Profesör Norman Finkelstein’la İsrail-Hamas arasında yapılan ateşkes anlaşmasından sonra oluşan durumu konuştuk. Amerika’nın da en az İsrail kadar sorumlu olduğu söyleyen Finkelstein’a göre kitlesel bir sivil direniş İsrail işgalini durdurabilir.

 

Sizinle Gazze’yi konuşacağız ve Gazze’de önceki gün taraflar arasında ateşkes imzalandı. Son yirmi yıla bizzat şahitlik etmiş biri olarak şunu biliyorum, önümüzdeki yıl yine bu zamanlar İsrail yine bir gerekçeyle Gazze’ye saldıracak ve yine binlerce kişiyi öldürüp ateşkes isteyecek. Bu bir oyun mu?

Herhangi bir oyun, tuzak yok. Her iki taraf da diğer tarafın niyetlerinin farkındalar. Fakat bununla birlikte, her iki tarafın da silahlı kuvvetleri yorgun düşmüş durumda ve bir ateşkes kararlaştırılmış olarak düşünüyorum.

Irkçılıktan daha kötü bir şey varsa o da bunun zekice kurgulanmasıdır. Siyonizm’den söz ediyorum. Yahudi asıllısınız ancak Siyonizm’e karşısınız. Nedir Siyonizm’de karşı olduğunuz şey, yalnızca barbarlık mı?

Benim Siyonizm’le ilgili herhangi bir fikrim yok. Orada duruyorum. Aslında herhangi iki insanın da Siyonizm’in manası ile ilgili anlaşabileceğinden şüphe duyuyorum. Burada bir çeşit kötüye kullanma mevcut. İsrail birçok suçtan sorumlu, orantısız güç kullanıldı, ölümler ve yıkımlar bu şekilde gerçekleştirildi. Fakat bunun da ötesinde ABD, İsrail’den çok daha sorumlu durumda gözler önüne serilen bu sefalette.

Öyle diyorsunuz ama Amerika ve Avrupa ülkelerinin büyük kısmında, antisemitizm yasası adı altında İsrail devletinin yaptığı katliamlara eleştiri getirilemiyor. İsrail’in yaptıklarına bu denli sahip çıkmalarının altında yatan şey çıkar ortaklığı mı?

İsrail çeşitli eleştirilere konu oluyor artık Avrupa’da, gerek medya gerekse çeşitli umumi platformlarda. Avrupa hükumetleri sürekli İsrail’e birlikte hareket eden Amerika ile kavgaya tutuşmak istemedikleri için biraz sessiz kaldıkları da yanlış değil tabi.

KİTSEL SİVİL DİRENİŞ İŞGALİ SONA ERDİREBİLİR

İsrail-Filistin meselesi nasıl sona erecek? Asla geri adım atmayan bir İsrail devleti var. Bir de binlerce yıldır o topraklarda oturanlar… Taraflardan birinin vaz geçmesi gerekiyor…

Filistinliler stratejilerini devam ettirmek zorundalar, onları makul başarıya götürecek stratejilerini. Silahlı direniş sonuç vermiş değil. Bence, kitlesel barışçıl sivil direniş, işgali sona erdirmek için İsrail’i zorlayabilir. Bu sorun çözülebilir ve çözülecek. Ve yine çözülecekse yalnızca Filistinlilerin yaptıklarıyla değil, hepimizin uğraşlarıyla mümkün olacaktır. O yüzden ben herkese itiraz edin, sokağa çıkın ve eylem yapın diyorum. Barbarlığın, saldırganlığın karşısında sesimizi yükseltmemiz gerekiyor.holokost endüstrisi

New York’taki çağrınız ve sokağı kapatma eyleminiz yüzünden gözaltına alınmıştınız…

Barışçıl kitlesel sivil direniş… Dünyanın her yerinde bunu yapabildiğimiz takdirde, barbarları durdurabileceğiz demektir.

İsrail devletinin son sınırı ne peki?  Bu kadar kanın üzerinde barışla kimse oturamaz. Bunu biliyor olmalılar, neyi hedefliyorlar, bütün insanlığa diz çöktürmeyi mi?

İsrail Doğu Kudüs ve Batı Şeria’nın çok büyük bir kısmında kalmak istiyor. Ayrıca dini bakımdan da bölgede süper güç olmayı istiyor.

İSRAİL YALNIZCA DEMOGOJİ YAPIYOR

CNN’de, bir mahallenin yok edilmesini izliyorsunuz, ‘bu bir barbarlıktır’ dediğiniz an birden ‘Yahudi düşmanı’ (antisemitist) oluyorsunuz. Siz bu ithamın artık işe yaramadığını söylüyorsunuz ama böyle tanımlanmamak için İnsanlar İsrail’i eleştirmekten korkuyorlar.

İsrail bu zamana kadar, kendi politikalarını haklı göstermek için tüm demogojik etiketleri kullandı, antisemitizm, soykırım inkârcılığı, Yahudi nefretçiliği gibi. Bu uzun süre asla etkili olmayacaktır, çünkü birçok saygın kişilik buna saygın Yahudiler de dâhil olmak üzere İsrail’i eleştirmeye başladılar.

İSRAİLLİLER DE ETNİK-DİNİ NEFRET VAR

İsrail’in devlet politikasının dışına çıkmak istiyorum. Uluslararası haber ajanslarına sıkça düşen bir görüntü var, biliyorsunuz. İsrail ordusunun Gazze’ye saldırdığı sıralarda Yahudi yerleşimciler,  bombalamayı gören bir açıda piknik yapıp bombardımanı izliyorlar. Dinini, milliyetini, düşüncesini bir kenara bırakıyorum; çocuklar öldürülüyor ve ailenizle birlikte oturup bunu izliyorsunuz… Nasıl bir motivasyon bu?

İsrail oldukça gergin ve intikamcı bir yer durumunda. Tıpkı 1970-1980’lerdeki Güney Afrika gibi. Çoğu toplumlar bu tür etnik, dini, ulusal nefretlerle ilgili aşamaları geçirmiş, atlatmış durumdalar. Bunların İsrail’de de olması hiç şaşırtıcı değil.

Normalleştiriyor gibisiniz…

Hayır! Aksine gerçeği ifade ediyorum. İsrailliler de öğrenecekler ve atlatacaklar bunu. Dini ve etnik nefretten kurtulacaklar.

AMERİKA İSRAİL’DEN DAHA FAZLA İNSAN ÖLDÜRÜYOR

Belki size de ağır gelebilir ancak, 1948’den bu yana sistemli olarak insanları öldüren, topraklarını işgal eden İsrail devleti, Yahudilere yönelik bakış açısını belirlemiyor mu?

Bu gibi şeyleri sadece Yahudiler yapmıyorlar. Ben Amerika’da yaşıyorum, Amerikan vatandaşıyım. Amerika çok fazla insan öldürüyor ve çok fazla yer işgal ediyor mesela.

Bu da bana ağır gelebilir. İsrail, binlerce insanı füzelerle öldürüyor ama hemen yanı başındaki ülkelerin yöneticilerinden ve aydınlarından ses yok. Müslüman aydınların bölgedeki önemli bir kısmı bizimle aynı dünyada yaşamıyor gibi davranıyor.

Tarih, para ve ayrıcalık için kendilerini satan ve kendi halklarına hainlik yapanların örnekleri ile doludur. Ben Gerçeğin Krallığı’nı tercih ediyorum.

Türkçeye de çevrilen Holokost Endüstrisi adlı bir kitap yazdınız. Holokost’un bir meşrulaştırma endüstrisi olduğunu söylüyorsunuz orada. Holokost istismarının sebebi bu değil mi?

İsrail devleti, Yahudilerin II. Dünya Savaşı esnasında maruz kaldığı zalimliği, bugünkü kendi zalimliğini meşrulaştırmak ya da dünyaya açıklamak için kullanıyor. Bundan daha iğrenç bir istismar olamaz.